Sıradaki Muhtemel Koronavirüs Salgını Nerede Başlayabilir?

Hemen her gün, yeni bir yerde yeni bir SARS-CoV-2 (Koronavirüs) mutasyonunun ortaya çıktığını duyuyoruz. Öyle ki DSÖ, tüm yeni varyantlarla başa çıkmak için yeni bir adlandırma sistemi kullanmak zorunda kaldığını bile açıklamıştı. Ve COVID-19’un bir laboratuvardan çıkmadığı konusunda ciddi kanıtlar varken, hiç kimse yeni bir virüs salgınının nerede, neden veya nasıl ortaya çıkacağını kestiremiyor.

Ancak yapabileceğimiz şey, geleceğe hazırlanmak olacaktır. California Üniversitesi, Berkeley, Milano Politeknik Üniversitesi ve Yeni Zelanda Massey Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı da bunu yapmaya çalışıyor. Nature Food’da bu hafta yayınlanan ve bir sonraki Koronavirüs’ün ortaya çıkması için aday olarak görülen “sıcak” bölgeleri bulmayı amaçlayan yeni bir analiz, dikkat çekmeyi başardı.

Hastalığın başlangıcının kesin detayları muhtemelen bir süre daha belirsiz kalacak olsa da çoğu bilim insanı mevcut salgının yarasalarda bulunan bir Koronavirüs’ün bir şekilde insanlara sıçramasıyla başladığına inanıyor.

Araştırmacılar bu teoriye dayanarak, bu tür yarasadan insana transferin tekrar meydana gelme ihtimalinin olacağı yerleri incelediler. Virüsün doğrudan yarasadan insana mı sıçradığı yoksa bir ara konak olup olmadığı hala bilinmediğinden dolayı araştırmacılar vahşi yaşam ve çiftlik hayvanları arasında çok çeşitli potansiyel taşıyıcıları hesaba katmak zorunda kaldılar.

Bilim insanları daha önce yarasalarda COVID-19’a neden olan virüs olan SARS-CoV-2 ile “neredeyse aynı” olanlar da dahil olmak üzere pek çok farklı Koronavirüs türü bulmuşlardı. 2020’de de yarasa popülasyonlarında virüsleri inceleyen araştırmacılara göre, henüz keşfedilmemiş binlerce potansiyel Koronavirüs türü daha bulunuyor – ancak bunlardan çok azı insanlara geçme yeteneğine sahip (zoonotik geçiş).

Koronavirüs’ler yarasalarda çok sık bulunduğundan dolayı araştırmacılar çalışmalarını türün doğal aralığı ile sınırlamaya karar verdiler. Hangi alanların insan-yarasa etkileşimi için en yüksek potansiyele sahip olduğunu belirlemek için Avrupa ve Asya’da rastgele oluşturulmuş 10.000 yerde arazi kullanım modellerini analiz ettiler.

Araştırma içerisinde “sıcak nokta“, yarasa popülasyonlarının belirli insan faaliyetleriyle çakıştığı yerler olarak tanımlanıyor: Orman parçalanması (yani, büyük, bağlantılı bir ormanın ayrı küçük ormanlara bölünmesi), hayvancılık ve insan yerleşimi. Ayrıca araştırmacılar, insanların araziyi kullanma şekli hızla değiştiği için gelecekte sıcak noktalara dönüşme riski altında olan yerleri de belirlediler.

Araştırmacılar tarafından tanımlanan insan faaliyetleri, bir yerde Koronavirüs’ün ortaya çıkma olasılığını çeşitli şekillerde arttırıyor. İnsan yerleşimindeki artış, iki türün temas etmesi ve birbirine bulaşması için daha fazla fırsat anlamına geliyor. Benzer şekilde, besi hayvanı üretimindeki bir artış, insanlara bulaşma yolunda çok sayıda potansiyel ara konakçıya sahip bir Koronavirüs olasılığını arttırıyor. Son olarak, orman parçalanmasındaki bir artış, bu büyük bitişik ormanlar tarafından sağlanan çok özel habitatlara ihtiyaç duyan türlerin ölmesine neden oluyor. Bir bölgede bu “özel” türlerin hiçbiri kalmadığı için, yarasaların serbestçe hareket etmeleri ve bir insanla karşılaşma ihtimallerinin artması söz konusu olabiliyor.

UC Berkeley’de çevre bilimi, politikası ve yönetimi profesörü olan çalışmanın ortak yazarı Paolo D’Odorico, “Özel türler için dezavantajlı koşullar yaratarak, [yarasa gibi] genel türler gelişebilir” diyor ve ekliyor: “SARS-CoV-2’nin vahşi yaşamdan insanlara geçişini doğrudan izleyemesek de, insanları olaya dahil eden arazi kullanımı değişikliği türünün tipik olarak virüsü taşımaları ile bilinen bu yarasaların varlığıyla ilişkili olduğunu biliyoruz.

Mevcut salgının arkasındaki Koronavirüs ilk olarak Çin’de tanımlandı ve mevcut sıcak noktaların çoğu da, bu araştırmaya göre orada bulunuyor.

Analizde açıklandığı üzere “Çin… nüfus yoğunluğu ve köyler, kasabalar ve diğer insan yerleşimleri tarafından kapsanan arazinin oranı ile kanıtlandığı üzere, yarasa dağılımlarında daha yüksek düzeyde insan varlığı sergiliyor. Çin’de, orman parçalarına yakın bölgeler, hayvancılık üretimi ve insan yerleşimleri için daha yoğun bir şekilde kullanılıyor… bu nedenle, yaban hayatı ve insanlar arasındaki teması doğrudan veya çiftlik hayvanları gibi ara hayvanlar aracılığıyla desteklemektedir.

Kısacası uzmanlar, bir sonraki muhtemel Koronavirüs salgınının yine Çin’den çıkacağını düşünüyor. Daha doğrusu en büyük ihtimal olarak Çin’i görüyorlar…